Çanakkale

 

Türk’ün şan ve şerefle dolu tarihindeki önemli dönüm noktalarından biridir Çanakkale…

Yok edilmeye çalışılan bir milletin var oluş mücadelesi, dirilişidir Çanakkale… 

Lakin bu diriliş kolay olmamıştır. Hiçbir dirilişin, varoluşun kolay olmadığı gibi bu diriliş de oldukça sancılı ve zor olmuştur. Nice vatan evlatları hayatının baharında kara toprağa düşmüş, al kanlarıyla bu kara toprağı vatan yapmışlardır. Ki evlatlarımız, annelerimiz, bacılarımız, milletimiz hür ve başı dik yaşasınlar diye… 

               - “İzin istiyoruz öğretmenim.” dediler. 

Sıra sıra dizilen genç öğrencilere sordu müdür yardımcısı: 

- Neden? 

- “Sınavımız var hocam” diye cevapladı gençlerden biri. “Tarihe ve geleceğe karşı sınav. Bu sınavı veremezsek diğerleri zaten hiç yapılmayacak. Bu vatan, bu bayrak, bu namus sınavı. Çanakkale sınav yeri.” 

Müdür yardımcısı cepheye gidecek öğrencilerin adlarının karşısına “izinli Çanakkale’de” notu düşerken yaşamdan, gencecik düşlerinden, sevdalarından, el öpecek yaşta yaşamdan izin aldıklarını biliyordu. Şehit olmak için istenen bu izni vermek okulu kapatmak demekti. İzin aldılar hayattan. Gittiler… Geri dönmemek üzere… Yıl 1915’ti. 

 

Çanakkale, insanlık tarihinin en köklü ve en asil milletinin, insanlıktan nasibini almamış sözde medeni milletler tarafından sömürge haline getirilmesine karşı vermiş olduğu bir mücadeledir. 

Büyük Şair Mehmet Akif’in “kimi Hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne bela” diye nitelendirdiği bu güruhun hesaba katmadığı bir gerçek vardı: Türk’ün İmanı! Türk’ün vatan sevgisi ve bağımsızlık aşkı! Bu gerçeği göz ardı ettiler. Hatta yola çıkarken “Akşam beş çayında İstanbul’dayız” demişlerdi. Oysaki Çanakkale savaşı hiçbir devletin, hiçbir ordunun, hiçbir silahın vatan sevgisinden daha güçlü olamayacağı gerçeğini öğretti bütün dünyaya. 

Bu büyük ve önemli savaşta Batılıların uğradığı hezimetin sebeplerinden en önemlisi Mustafa Kemal’in aklının ve askeri dehasının bir dönemden sonra savaşın kaderine el koyuşudur. Vatan, bayrak, din, namus görevi diye ateşe koşanlar, ölmeye koşanlar bu akla inancı da katmışlardır. Zira Yüce Allah şehitler için “Onlara ölüler demeyiniz; onlar diridirler fakat siz bunun farkında değilsiniz” buyurmuş onlara cennette yüce bir makam vereceğini vaat etmiştir. Alman Mareşal’in “Ölüme onlar kadar gülümseyerek giden bir millet ferdi daha görmedim” ifadesi işte bu hakikatin bir sonucudur. 

 

Aynı zamanda bir kahramanlar geçididir Çanakkale… Yozgat’lı Kınalı Murat’ın, Ezineli Yahya, Cideli Mehmet Çavuş’un, Libya’lı Üsteğmen Mevsuf’un ve tabiî ki Mustafa Kemal Paşanın ve adını bile bilmediğimiz binlerce yiğidin kanlarıyla yazdığı bir kahramanlık destanıdır Çanakkale…

 

“Savaşmaktan korkar kim varsa alnı kara, 

Kan dökmeyi bilenler hükmeder topraklara”

diyen şair işte bu kahramanları anlatıyor bize. Evet, o kahramanlar kan dökmekten hoşlanmıyorlardı, zira onlar bir cana kıymanın bütün bir insanlığı öldürmekle eşdeğer olduğu inancına sahiplerdi. İşte bu yüzden düşman da olsa yaralıysa, aman dilemişse ona kılıç çekmiyorlar bilakis yardımına koşuyorlardı. Bir tarafta barakalar içine hapsedilip ateşe verilen ve diri diri yakılan Türk esirler ve bu manzaradan keyif alan medeni Avrupa(!), öbür tarafta matarasındaki azıcık suyu yaralı düşman askerine veren barbar Türkler(!)… İşte Çanakkale bu iki medeniyetin savaşıdır aslında. Çehreleri, dilleri, renkleri farklı olmasına karşın ‘Türk’e düşmanlık’ ortak paydasında buluşan haçlı ruhuyla, Müslüman Türk’ün savaşıdır Çanakkale! 

 

Bu destanı yeni nesillere en doğru şekliyle anlatmak hepimizin en önde gelen görevidir. En doğru şekliyle diyorum çünkü bu büyük zafer kimilerince Anzak sevgisi gösterisine, kimilerince de Türk’ün askerî dehasını gölgeleyecek hurâfeler yumağına dönüştürülerek anlatılabiliyor. Oysaki bu kutsal vatan toprağına göz diken ve Mehmetçiğe silah doğrultan herkes ister Anzak olsun, ister Rus, ister İngiliz, ister Ermeni, ister Arap olsun bizim düşmanımızdır.  

Bu duygu ve düşüncelerle aziz şehitlerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle anıyoruz.

  

Alperen ÇELİK

18 Mart 2008-Tarabya 

 

 

Share

Bu makaleyi sosyal medyada paylaş...

PLG_ITPSOCIALBUTTONS_SUBMITPLG_ITPSOCIALBUTTONS_SUBMITPLG_ITPSOCIALBUTTONS_SUBMITPLG_ITPSOCIALBUTTONS_SUBMITPLG_ITPSOCIALBUTTONS_SUBMITPLG_ITPSOCIALBUTTONS_SUBMITPLG_ITPSOCIALBUTTONS_SUBMITPLG_ITPSOCIALBUTTONS_SUBMIT