Mahremiyet Eğitimi / Adem Güneş

 

Mahremiyet Eğitimi / Adem GÜNEŞ

Pedagog Adem Güneş'in "çocuk eğitimi" ile ilgili kitaplarından bir kaç tanesini daha önceden okumuştum. Eğitim yazarlarıyla ilgili genel eleştirim Adem Güneş için de geçerli idi. O da şudur ki; teorik olarak, kağıt üzerinde söylemesi kolay olan şeyler söyleniyor ama gel gelelim pratikte bu söylenenlerin karşılığını bulmak çok zor. Bu yüzden sadece terapilerde öğrencilerle karşılaşan pedagog/psikiyatrler, ya da hiç sınıf ortamında ders anlatmamış eğitim yazarları ve eğitim yöneticilerinin bazı tespitleri gerçek hayatta karşılık bulmuyor.

"Mahremiyet Eğitimi" kitabı ise gerçekten bütün ebeveynlerin okuması gereken bir kitap. Mahremiyet eğitimi deyince sadece cinsel eğitim akla gelmemesi gerekiyor. Mahremiyet eğitimi aynı zamanda nezaket ve zerafet eğitimi de anlamına geliyor.

Kitaptaki örnek olarları okurken evlat sahibi her anne babanın zaman zaman yürekleri kaldırmayacaktır. Ancak maalesef hayatın bu gerçeklerine karşı tedbir geliştirebilmek için buna katlanmak da gerekecektir.

Kitaptan bazı alıntılar...

  • "İç düzeni olmayan çocukların dış düzeni oturtması oldukça zordur." s.18
  • "Mahremiyet eğitiminin amacı çocuğa utanç duygusuyla çekingenlik kazandırmak değildir." s.20
  • "Okullarda, topluca verilen cinsel eğitim sonrasında çocukların cinsel konulara daha fazla merak duydukları, kendi aralarında cinsel içerikli iletişimi başlattıkları gözlemlenmektedir." s. 23
  • "Çocuğunuzun odasına girerken kapıyı çalın, eşyalarını onlardan izin almadan başka birine vermeyin, onları öperken zaman zaman izin isteyin." s.56
  • "Fiziksel aurası işgal edilmiş çocukların mahremiyet hissi zayıf olur." s.61 Bu "fiziksel aura" kelimesi yerine başka bir ifade kullanılamaz mıydı acaba? (A.Ç)
  • "Çocuktan habersiz eşyalarını toplamak, hem mahremiyet eğitimine hem de düzen alışkanlığına zarar verir." s.64
  • "Sıcaktan terlemiş bir çocuğun atleti, kendisinden izin alınmadan aniden çıkarılmamalıdır.Bunun yerine "Çok terlemişsin. İstersen atletini çıkaralım." diyerek yaklaşılmalıdır." (Çocuklardan bedenim bana aittir bilincinin oluşması için) s. 82
  • "Büyük kardeşim olmadığı alanlarda küçüğün altını değiştirmek doğru pedagojik yaklaşımdır." s.86
  • "4 yaşından itibaren çocuk, ev içinde veya ev dışında çıplak bulunmamalıi giysilerini kendi giyip çıkarmasına izin verilmelidir... Böylece başkalarının yanında kendini çıplak görmeye alışkın olmayan çocuki giysilerinin birileri tarafından çıkarılmasından büyük rahatsızlık duyar." s. 95
  • "4 yaşında itibaren banyo yaparken üzerlerinde külot bulunmalıdır." s. 98
  • "Her ne sebeple olursa olsun 4 yaşına girmiş bir çocuğa tuvaletin özel bir mekan olduğui tuvalet ihtiyacı gideren birinin başkaları tarafından görülmesinin doğru olmayacağı öğretilmelidir." s. 102 
  • "Kardeşler 7 yaşından itibaren ayrı odalara geçmelidir. Kız ve erkek çocuklar aynı odada en çok 7 yaşına kadar kalabilirler." s.116
  • "Çocuğun yaratılıştan getirdiği duygularıyla gereksiz yere oynamamalıdır. Öfke, çocuğu bir çok tehlikeden korur. Bilinenin aksine, sağlıklı her insanda öfke duygusunun bulunması gerekir." s.122
  • "Çocuk, hoşuna gitmeyen bir talep karşısında "hayır" diyebiliyor ve bu tericihi ailesi tarafından saygı görüyorsa bu çocuk taciz olaylarına karşı savunma sistemini geliştiriyor demektir." s.131
  • Kitapta önemli gördüğüm kavramlardan biri de: "Bilinçli şüphecilik"
Share

Bu makaleyi sosyal medyada paylaş...

PLG_ITPSOCIALBUTTONS_SUBMITPLG_ITPSOCIALBUTTONS_SUBMITPLG_ITPSOCIALBUTTONS_SUBMITPLG_ITPSOCIALBUTTONS_SUBMITPLG_ITPSOCIALBUTTONS_SUBMITPLG_ITPSOCIALBUTTONS_SUBMITPLG_ITPSOCIALBUTTONS_SUBMITPLG_ITPSOCIALBUTTONS_SUBMIT