Kültür ve Medeniyet/Nurettin TOPÇU

Nurettin TOPÇU Türk düşünce hayatının en önde gelen isimlerindendir. Onun kitapları öyle bir çırpıda okunacak kitaplardan değildir. Özümseye özümseye, her satırı ayrı ayrı üzerinde düşünülerek okunması gereken kitaplardır. İşte bu kitaplarından birisi olan ve Hoca?nın farklı zamanlarda neşredilen makalelerinden oluşan ?Kültür ve Medeniyet?ten not aldığım önemli bölümler?

Millî varlığımızın devamı için inkılapçılar, örflerle kıyafet değiştirmede kurtuluşumuzun sırrını aramak gibi gülünç bir davaya kendilerini kaptırırlarken, muhafazakarlar; eski hayat şekillerine sımsıkı bağlanmada felâh ümidi buldular. Batının şekillerini gümrükten mal çıkarır gibi memleketimize sokanlarla sakalda ve sarıkta keramet bulanlar kıyasıya birbirleriyle çatıştılar.

s. 11

Bugün Fransız ve İtalyan milliyetini Katolik inancından, Türk?ü Müslümanlıktan ayırmak imkânsızdır. S.18

Bugün içimizde yapmak, yaratmak, yaşatmak ideali nedir bilmeyerek, sırf kazanmak, apartman, otomobil sahibi olmak için yaşayanlar çoğalmaktadır. S. 19

İslâm?ın özünü teşkil eden ruhu çoktan kaybettik. Din adamları için dinî hayat, kaç asırdır ilâhi bir kaynağa bağlanmaktan çıkmış, menfaat ve hukuk sistemi haline gelmiştir.

Din adamları bugün ruhi hayat sahibi değildirler. S. 23

Siz mimarînin millî idealini mi arayacaksınız? Tarlasının kenarında secdeye varan köylünün hareketlerine bakınız.  S.24

İslâmiyet Hira Dağı?nda Peygamber?in mistik feryadı iken, en büyük ruhun ideali olmuştu. İlk defa Hz. Ali?nin mevki-i iktidar ihtirasıyla birleştiği anda yıkıldı. S. 27

Dünyada siyaset yapmayacak iki kuvvet varsa biri din öbürü ilim olmak lazım gelirken, din ve ilim adamlarının siyasete gönül vermeleri, dünya hakimiyetini parmağındaki yüzük gibi kullanan Yavuz?ların huzurnda eğildiği ilim ve din adamlarını sonra en sefil vicdanlara uşak yapmıştır. S.36

Okul ise, ruhuna hayat isteyen gencin gözünde hörmetle yaklaşılan kutsal bir mihrab olmaktan çok uzak, dışındaki hayatın sefil ihtiraslarının aşılandığı yer haline geliyor. Çoğu kere birer ticarethane olan özel okulla düşman kültürlerinin aşı yeri olan yabancı okullar ve kolejler, millet bağrının doğrandığı yerlerdir. Sanki Çanakkale, Türklüğü Türk çocuklarına unutturmak için açılan yabancı okullar adına, İstiklâl savaşı da millet kültürünü satmakla beyinler çürüten özel okulların mide davası uğrunda yapılmıştı. S. 93

Genç ruhlara, din adamlarının cennet cehennem tellallığı yapan tehditlerinden çok uzaklarda, kitapta yeri gösterilmeden, din kelimesi hiç kullanılmadan dinî ruh her adımda sunulmalıdır. S. 129

Musıkî, aşkımızın ifadesi ve samimiyetimizin mürşididir. Okullarda derslere, meclislerde oturuma musıkî ile başlanmalıdır. S. 139

İnsan, kibrin heykelidir. S. 142

Samimi olan  ve mutlak kuvvetten başkasına güvenmeyerek yalnız ona teslim olan her dua kabul edildiği gibi, ruhu bütünü ile kavrayan ve hiçbir cüz?i varlığa bağlanmayan ümit demutlaka gerçekleşecektir. S. 149

Din , ne bir cennet ticaretidir, ne de bir dünya-ahiret alışverişidir. Din, ruh için kuvvet kaynağıdır. S. 154

Iztırab, ruhun hocası hem de biley taşıdır. Dövülmeden keskinleşen kılıç tasavvur edilmediği gibi, ıztırabsız olgunlaşan ruhu düşünmek de öylesine saçmadır. S. 154

Beden zenginleştikçe ruh yoksullaşır. S. 154

Hayat kavgası sahnesinde insandan daha tehlikeli hayvan görünmüyor. S. 156

Hiçbir düşmanlık insanı Allah?a ulaştırmaz. İçteki düşmanlıkla ibadet yapılmaz. S. 188

Share

Bu makaleyi sosyal medyada paylaş...

PLG_ITPSOCIALBUTTONS_SUBMITPLG_ITPSOCIALBUTTONS_SUBMITPLG_ITPSOCIALBUTTONS_SUBMITPLG_ITPSOCIALBUTTONS_SUBMITPLG_ITPSOCIALBUTTONS_SUBMITPLG_ITPSOCIALBUTTONS_SUBMITPLG_ITPSOCIALBUTTONS_SUBMITPLG_ITPSOCIALBUTTONS_SUBMIT